Eyl 8 2012

Web Sitesi ve Kullanıcı İlişkisi

Web Sitesi ve İnternet KullanıcısıBir web sitesi hazırlanırken göz önünde bulundurulması gereken önemli konulardan birisi site muhatabının "kullanıcı" olduğudur. Bu nedenle web kullanıcısını seyirci, dinleyici ya da okuyucudan ayıran nedenleri anlamak "kullanıcı dostu" uygulamaların ilk adımını da oluşturmaktadır.

Seyirci tüm süreçlerde pasif konumdadır. Sunulanı takip etmek, algılamak ve değerlendirmek temel aktivitedir. Bu temel aktiviteler içerisinde öne çıkan unsur takiptir. Seyirci sunumları bu nedenle takibi kolaylaştıran niteliklere sahip olmalıdır. Mümkün olduğunca anlaşılır, özet ve boşluksuz hazırlanarak sunum yapılması gerekmektedir. Üzerine düşünülerek ilerlenmesi gereken konular seyirci takibini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle düşünsel konular yerine güncel ya da duygu içerikli sunular tercih edilmektedir. Böylelikle görsel avantajlar ve kurgu tekniklerinden en yüksek verimle yararlanılmış olur. Sinema, televizyon, sahne sanatları, spor müsabakaları zaman zaman dinleme unsurları içerse de izleme eylemi ağır basar ve hitap ettiği kitle seyirci olarak adlandırılır.

Dinleyiciyi seyirciden ayıran en önemli özellik tüm ilginin sese odaklanmasıdır. Tek duyu üstüne kurgulanması dinleyicinin takip, algılama ve değerlendirme süreçleri daha hızlı gerçekleşmektedir. Ne var ki düşünme boşluklarına yer olmaması sorununa ek olarak çoklu insan sesinin ayrılmasındaki güçlükler de eklenerek takip süreçleri farklılaşmaktadır.

İşitsel sunumların en etkili olduğu alan müziktir. Dinleyici tüm uyaranlara kendini kapatarak müziğin derinliğine odaklanabilir ve zihninin yanı sıra duyguları ile de takip eder. Radyo, senfoni ve konserler dinleyiciye hitap eder. Konserlerde görsellik de önemli bir vurgulama aracı olsa da nihayetinde müziğe eşlik eder ve onu destekler.

Okuyucunun eylemleri ise çok daha etkindir. İçeriğin hazırlanması ve sunum, okuyucunun algısını kolaylaştıracak şekilde düzenlenir. Konular kurgusal olarak gelişir, düşünce akışı oldukça önemsenir ve amaç doğrultusunda sunulur. Okuyucu düşünsel konuları değerlendirmek için istediği kadar süreye sahiptir. Önemsediği kısımları not alabilir, tartışabilir ve kaldığı yerden devam edebilir. Duygusal etki okuyucunun istek, hayal gücü ve tercihleri ile şekillenir. Takip sorunu yoktur. Bunun yerine sürükleyicilik ön plana çıkar. Yazının devamını okutma kabiliyeti sürükleyiciliği belirler. Sürükleyiciliğin en öne çıkan unsurları merak, konunun ele alınış biçimi ve duygusal geçişlerdir. Bu nedenlerle yeterli etkiyi sağlayacak kadar uzun ve detaylı, okuyucuyu yormayacak kadar kısa ve sade tutulmalıdır.

Okurun algı ve hisleri son derece öne çıkmaktadır. Sunum okurun görsel algılarından, eğitim ve sosyal koşullarına kadar pek çok detay göz önüne alınarak genel alışkanlıklar çerçevesinde hazırlanır. Algı konuları mizanpaj ve tipoloji dahilinde incelenir. Göz refleksleri ve psikolojik etmenler okur davranışında belirleyici etki yaratmaktadır.

Web kullanıcısı sayısı her geçen gün artmaktadır. Web kullanımının kısa tarihi sebepleriyle bazı seyirci, dinleyici ve okur davranışları bu alandaki kullanıcı davranışlarına taşınmaktadır. İzleyici alışkanlığı olarak kısa videolar, dinleyici alışkanlığı olarak sade müzik siteleri ve okur alışkanlığı olarak beyaz zeminde siyah yazılar örneklenebilir.

Web kullanıcısı bu davranışların yanı sıra diğer başka alışkanlık ve davranışlara da sahipti. Örneğin "logo" tıklandığında anasayfaya ulaşma beklentisi kendiliğinden gelişmiş bir süreçtir. Bugün bir web sitesi daha çok kullanıcıya erişmek için kendisini kullanıcısına beğendirmek zorundadır. Bu sayede sosyal medya araçları üzerinden ilgili site ya da sayfa paylaşılmaktadır.

Web kullanıcısı renklerin ve genel görünümün etkisini önemser. Kitap kapaklarının kitap için etkisi her ne ise, sayfa açıldığı andan itibaren ilk 3 saniye aynı etkiye sahiptir. Bu aşama tamamlandıktan sonra kullanıcı aradığını sade bir yapı içerisinde kolaylıkla bulmalıdır. Bu süre 8-10 saniye olarak düşünülmektedir. Unutmamak gerekir ki kullanıcı bu süreçlerde başarısız olursa bundan kendisini değil sayfayı sorumlu tutacaktır.

Bağlantılara yönlendirme, form doldurma, üyelik sistemleri, aramalar, resim büyütme ve resimler arası geçişler gibi pek çok unsur web sitesinin muhatabını "kullanıcı" olarak konumlandırır. Sezgisel seçim, algılama, değerlendirme ve düşünme süreçleri temel aktivitelerdir. Zamanlı uygulamalar söz konusu değilse takip sorunu yoktur. Ancak bunun yerine yönlendirme(navigasyon) öne çıkmaktadır. Kullanıcı geçtiği bir sayfaya kolayca geri dönmek ya da alakalı başka konulara geçiş yapmak için site kabiliyetinden yararlanır.

Kullanıcıların içerikteki önemli bir kısmın kendisi için faydalı olmayacağı önyargısına sahip olduğunu unutmamalıyız. Bu sorunu tasarım unsurlarıyla önemli ölçüde çözmek mümkündür. Bulunulan sayfada kullanıcıya en hızlı şekilde sayfada ne edinebileceğini aktarmalıyız. Bunun için konuya ilişkin etkili bir görsel, yeterince büyük ve içeriği özetleyen bir başlık kullanmalıyız.

Yazı içerikleri ise mümkün olduğunca kısa, yoğun bilgilerden oluşan ve herkesçe anlaşılabilir şekilde yazılmalıdır. Vurgulanmak istenen kelimeler daha sık kullanılmalıdır. Bu durum okuyucuya içeriğin neyi kapsadığını daha iyi öğretecektir. Yazılarımızı hazırlarken dikkate almamız gereken en önemli unsur, kullanıcının bu sayfayı incelemesinin nedeni ulaşmak istediği bilgiye bir iki cümlede ulaşmayı beklemesidir. Her cümle mümkün mertebe bu doğrultuda hazırlanmalıdır.